SEDAT BİGA

Güzelliğin Kaynağına Ulaşın

Teşvikiye mh. Atiye sk. no:7

Şişli/İstanbul

GSM: +90 532 560 14 57

[email protected]

BİZİ TAKİP EDİN!

Saçlarda Renk Değişimi

Saçlarda Renk Değişimi

Saçlarında bilinçli ve doğru yapılmış renk değişimi, kişinin sosyal kimliğini pozitif yönde desteklerken, hayal kırıklığıyla biten hatalı yapılmış bir renk değişimi psikolojik hasarlara sebep olabilir. Bu yazımızda renk değişimine yönelik bilgiler verirken, dikkat edilmesi gereken konuları ve olumsuz sonuçlanan renk değişimlerinin nasıl ve neden yaşandığını anlatacağız.

 

Renk Değişimi ve Değiştirme İsteği

Renk değişim işlemi, %90 gibi yüksek oranda saçların zarar görmesi, elastikiyetinin artması, (lastik gibi olması) yıpranması, yanması ve kopması ile sonuçlanan ve bu kadar olumsuz sonuçlara rağmen asla vazgeçilemeyen açma işlemi, röfle, baleyaj, renk değişimi ya da ombre olarak özetlenebilir.

Renk değişim işlemlerini kuaförler için vazgeçilmez yapan sebepleri şu şekilde sıralayabiliriz: Müşterilerinin beklentileri, kendini mesleki anlamda aşma çabası, en iyi kuaför olma tutkusu, yapılamayanı yaparım iddiası ve kaçınılmaz olarak işlemlerin ekonomik hacminin yüksek olmasıdır.

Renk değişimini müşteriler için vazgeçilmez yapan ise değişim tutkusu, moda akımları, psikolojik nedenler olabilir. Psikolojik nedenler listesi sonsuza kadar uzatılabilir.

 

Renk Değişimi ve Saçların Yapısı

İnsan saçının mukavemeti (dayanıklılığı) ortalama bir değere sahiptir. Kuaförün kim olduğunun, hangi ürünlerle çalıştığının, ürünlerin içinde hangi koruyucuların kullanıldığının hiçbir önemi yoktur. Kişinin saçlarının ince telli, kalın telli, açık veya koyu renk saçlara sahip olması sonucu değiştirmez.

Yani benim saçlarım kalın telli olduğu için daha dayanıklıdır lafı, bir iddiadan ibarettir ve gerçeği yansıtmaz. Kalın telli saçları olan kadınların saç tellerinin kimyasal işlemlere karşı dayanıklı olduğunu düşünmeleri bu risklere daha açık olmaları anlamına gelir. Sedat Biga Hair Studio olarak biz, bu hanımefendilere deneyimlerimize dayanarak bu konuda daha dikkatli olmalarını tavsiye ediyoruz. Kuaförlerin de bu yanılgıya düşmemeleri gerekir. Çünkü renk değişimi, rengin açılma derecesine göre değerlendirilir. Başarılı bir çalışmanın anahtarından biri budur. Bunu kuaförün biliyor olması gerekir. Çünkü üretici firmalar, saçlara zarar vermeden o ürünle nasıl çalışılması gerektiği konusunda workshop yaparak eğitimler verir.

 
Renk açma işlemlerinde, saçlar neden yanar?

Buradaki problemleri iki ayrı başlıkta toplamak doğru olacaktır. Müşteri ve kuaför.

İşlem öncesi yapılacak rengin tespiti için kuaför ve müşterisi arasında yapılan konuşmalar, muhteşem bir çalışma olacağı konusunda, genellikle aynı fikirde olmakla biter. Aslında her iki tarafta da gizli bir farkındalık vardır. Kuaför de müşteri de yaptıkları değişimin, saçların sağlığı açısından olası riskler barındırdığın çoğunlukla biliyorlar. Fakat ne kuaför saç yakmayı kariyerine yakıştırıyor. Ne de müşteri bunun kendi başına gelebileceğini düşünmek istemiyor.

 

İnsan saçının açma işlemlerine dayanıklılığı üç veya dört tondur. Saçların doğası bize, “değişim istiyorsan kendi doğandan çok uzaklaşma, yoksa bunun bedelini ağır ödersin” der. Ana renkler kataloğunda 1’den 10’a kadar değerler vardır. Dünyadaki bütün renk üreticileri bu değerler üzerinde çalışırlar ve renk değerleri bu şekilde hazırlanır.

 

Eğer saçların 1 numara ise senin için ideal olan açılma derecesi 4 numaradır. 6 ton açılmasını istersen, saçının elastikiyeti artar, 8 ton açılmasını istersen saçların lastik gibi uzar ve yarısından itibaren kopmaya başlar, 10 ton açılmasını istersen saçların lastik gibi uzamadan dokunduğun her yerden kopar. Kullanılan ürün ne olursa olsun, işlemi yapan kuaför kim olursa olsun, açıcının içinde hangi koruyucuyu kullanılırsa kullanılsın sonuç değişmeyecektir.

 

Unutma!

Saçlarının sağlığını, saçındaki renk ile istediğin renk arasındaki ton farkı belirler.

TÜM BLOG YAZILARI